NS Cuz 1- Beş Vakit Salât

Nüzul Sırasına Göre İlk Cüz: 5 Vakit Namaz Dağılımı ve Mealleri

Kur'an-ı Kerim'in nüzul sırasına göre ilk cüzünü gün içindeki 17 farz rekatına paylaştırdık. Not: Her rekatın başında öncelikle Fatiha Suresi okunmalıdır.

Her Rekatın Başlangıcı: Fatiha Suresi

Sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah'ın adıyla.
Tüm övgüler alemlerin Rabbi Allah'adır.
O sonsuz şefkat ve merhamet sahibidir.
Hesap gününün tek hakimidir.
Biz yalnızca sana ibadet eder ve yalnızca senden yardım dileriz.
Bizi dosdoğru yola ilet.
Kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna.
Gazaba uğrayanların ve sapkınlığa düşenlerin yoluna değil.

1. Sabah Salatı (Fecr) - 2 Rekat

1. Rekat: Alak Suresi
Sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah'ın adıyla.

Yaratan Rabbinin adıyla oku. O insanı sevgi ve ilgiyle tutunan bir bağdan yarattı. Oku, senin Rabbin sonsuz kerem sahibidir. O, kalemle kaydetmeyi öğretendir. İnsana bilmediği her şeyi öğretti.

Hayır, insan kesinlikle sınırları aşar. Kendini her şeye yeterli gördüğü için. Oysa eninde sonunda dönüş yalnızca Rabbinedir.

Gördün mü şu engel olanı? Bir kulu yönelip ibadet ettiğinde. Ne dersin, ya o kul doğru yol üzerinde ise? Yahut erdemli ve bilinçli olmayı öğütlüyorsa? Gördün mü, ya bu engelleyen gerçeği yalanlıyor ve sırt çeviriyorsa? O, Allah'ın her şeyi gördüğünü hiç bilmez mi?

Hayır, eğer bu tutumundan vazgeçmezse onu karar veren o başından yakalar sürükleriz. O yalancı ve günaha batmış zihninden. Gitsin de şimdi kendi yandaşlarını çağırsın. Biz de görevli güçleri çağıracağız. Hayır, ona asla boyun eğme. Sen secde et ve yaklaş.
2. Rekat: Kalem Suresi
Sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah'ın adıyla.

Nun. Kaleme ve onunla satır satır yazdıklarına andolsun. Sen Rabbinin nimeti sayesinde aklını yitirmiş biri değilsin. Kesinlikle senin için kesintisiz ve tükenmez bir ödül vardır. Ve sen muazzam bir ahlak üzerindesin.

Yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler; Hanginizin aklını yitirmiş olduğunu. Senin Rabbin kendi yolundan sapanı en iyi bilendir. Doğru yolda olanları da en iyi O bilir. Öyleyse gerçeği yalanlayanlara boyun eğme. İsterler ki sen biraz taviz veresin, böylece onlar da sana taviz versinler.

Şunların hiçbirine itaat etme: Yemin edip duran aşağılık kişilere. Kusur arayanlara, laf taşıyanlara. İyiliğe sürekli engel olanlara, haddini aşan günahkarlara. Kaba ve saygısız olanlara, bütün bunlardan sonra bir de asilzade taslayanlara. Sırf malı ve oğulları var diye, ayetlerimiz ona okunduğunda eskilerin masalları diyenlere. Yakında onun o kibirli burnuna damgayı vuracağız.

Biz tıpkı o bahçe sahiplerini sınadığımız gibi onları da sınadık. Hani onlar sabah erkenden bahçenin ürünlerini toplayacaklarına yemin etmişlerdi. Hiçbir istisna payı da bırakmamışlardı. Onlar uykudayken Rabbinin katından kuşatıcı bir felaket o bahçenin üzerine iniverdi. Bahçe bir anda kapkara kesilip küle döndü.

Sabah olurken birbirlerine seslendiler. Ürünleri toplayacaksanız erkenden tarlanıza gidin dediler. Yola koyuldular, aralarında fısıldaşıyorlardı. Bugün oraya hiçbir yoksul girip yanınıza sokulmasın diyorlardı. Yoksullara engel olmaya güçleri yeteceğinden emin bir şekilde erkenden gittiler.

Fakat bahçeyi gördüklerinde, kesinlikle yolu şaşırdık dediler. Sonra gerçeği anlayıp, hayır biz her şeyden mahrum bırakıldık dediler. İçlerinden en makul olanı, ben size Allah'ı yüceltmeniz gerekmez mi dememiş miydim dedi. Rabbimiz yücedir, biz gerçekten zalim kimseler olmuşuz dediler. Ardından birbirlerini kınamaya başladılar. Yazıklar olsun bize, biz gerçekten azgın kimselermişiz dediler. Belki Rabbimiz bize ondan daha iyisini verir, biz artık sadece Rabbimize yöneliyoruz dediler.

İşte azap böyledir. Ahiret azabı ise çok daha büyüktür. Keşke bilselerdi.

Sorumluluk bilinciyle davrananlar için Rableri katında nimetlerle dolu cennetler vardır. Biz kendini Allah'a teslim edenleri suçlularla bir mi tutacağız? Size ne oluyor, nasıl hüküm veriyorsunuz? Yoksa okuyup incelediğiniz bir kitabınız var da orada seçip beğendiğiniz her şeyin sizin olacağı mı yazıyor? Yoksa ne hükmederseniz sizin lehinize olacağına dair bizden kıyamete kadar sürecek kesin sözler mi aldınız? Sor onlara, içlerinden buna kim kefil olacak? Yoksa onların ortakları mı var? Eğer doğru söylüyorlarsa ortaklarını getirsinler.

İşlerin iyice zorlaştığı ve secdeye çağrıldıkları o gün onlar secde edemezler. Gözleri korkuyla yere eğilmiş, kendilerini zillet kaplamıştır. Oysa onlar sapasağlamken de secdeye çağrılıyorlardı. Bu sözü yalanlayanları bana bırak. Onları hiç bilmedikleri bir yerden yavaş yavaş yıkıma götüreceğiz. Onlara süre tanıyorum. Benim planım sarsılmazdır.

Yoksa sen onlardan bir ücret istiyorsun da onlar ağır bir borç altında mı eziliyorlar? Yoksa görünmeyenin bilgisi onların yanında da oradan mı yazıyorlar?

Sen Rabbinin hükmüne sabret. Balık sahibi gibi olma. Hani o içi dertle dolarak Rabbine seslenmişti. Eğer Rabbinden ona bir nimet ulaşmasaydı kınanmış bir halde ıssız bir yere atılacaktı. Fakat Rabbi onu seçti ve onu erdemli kimselerden kıldı.

O gerçeği yalanlayanlar bu uyarıyı duyduklarında seni bakışlarıyla neredeyse devireceklerdi. O kesinlikle aklını yitirmiş diyorlar. Oysa bu, bütün alemler için bir öğütten ve hatırlatmadan başka bir şey değildir.

2. Öğle Salatı (Dhur) - 4 Rekat

1. Rekat: Müzzemmil Suresi
Sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah'ın adıyla.

Ey örtüsüne bürünen. Gecenin birazı hariç kalk. Gecenin yarısı kadar kalk veya ondan biraz eksilt. Yahut buna biraz ekle ve Kur'an'ı ağır ağır, düşünerek oku. Biz senin üzerine ağır bir söz bırakacağız. Gece kalkışı hem daha etkili hem de söz bakımından daha sağlamdır. Senin için gündüz vakti uzun bir meşguliyet vardır.

Rabbinin adını an ve bütün benliğinle O'na yönel. O doğunun ve batının Rabbidir. O'ndan başka ilah yoktur. Öyleyse yalnızca O'nu vekil edin. Onların söylediklerine sabret ve onlardan güzel bir şekilde ayrıl. O yalanlayan nimet sahiplerini bana bırak ve onlara biraz süre tanı. Bizim yanımızda ağır prangalar ve alevli bir ateş vardır. Boğazı tıkayan bir yiyecek ve acı verici bir azap vardır.

O gün yeryüzü ve dağlar sarsılır. Dağlar akıp giden kum yığınlarına döner. Biz Firavun'a bir rasul gönderdiğimiz gibi, size de üzerinize şahitlik edecek bir rasul gönderdik. Firavun o rasule isyan etti, biz de onu ağır bir cezayla yakaladık. Eğer inkar ederseniz, çocukların saçlarını ağartan o günden kendinizi nasıl koruyacaksınız? O günün dehşetiyle gökyüzü yarılır. O'nun vaadi mutlaka gerçekleşir.

Bu kesinlikle bir öğüttür. Dileyen Rabbine varan bir yol tutar.

Rabbin senin ve beraberindekilerden bir grubun, gecenin üçte ikisine yakınında, yarısında ve üçte birinde kalktığını biliyor. Geceyi ve gündüzü ölçüp biçen Allah'tır. Sizin bunu tam hesaplayamayacağınızı bildi de sizi bağışladı. Artık Kur'an'dan size kolay geleni okuyun.

O, içinizde hastalar olacağını, bir kısmınızın Allah'ın lütfunu aramak için yeryüzünde dolaşacağını, diğer bir kısmının da Allah yolunda mücadele edeceğini bildi. Öyleyse ondan size kolay geleni okuyun. Salatı ikame edin, zekatı verin ve Allah'a güzel bir borç verin. Kendiniz için önceden ne iyilik gönderirseniz, onu Allah katında daha hayırlı ve ödülü daha büyük olarak bulursunuz. Allah'tan bağışlanma dileyin. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.
2. Rekat: Müddessir Suresi
Sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah'ın adıyla.

Ey örtüsüne bürünen. Kalk ve uyar. Sadece Rabbini yücelt. Özünü ve giysilerini tertemiz tut. Pislikten uzak dur. Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma. Rabbin için sabret.

O sura üflendiği zaman. İşte o gün zorlu bir gündür. Gerçeği yalanlayanlar için hiç kolay değildir.

Tek başıma yarattığım o kişiyi bana bırak. Ona geniş bir servet verdim. Gözü önünde duran oğullar verdim. Önüne sayısız imkanlar serdim. Sonra da doymayıp daha da artırmamı ister. Hayır, o bizim ayetlerimize karşı inatçı kesildi. Onu sarp bir yokuşa süreceğim.

Çünkü o düşündü ve ölçüp biçti. Kahrolası, nasıl da ölçüp biçti. Yine kahrolası, nasıl da ölçüp biçti. Sonra baktı. Sonra kaşlarını çattı ve yüzünü ekşitti. Sonra arkasını döndü ve büyüklük tasladı. Bu sadece eskilerden aktarılan bir büyüdür dedi. Bu sadece bir insan sözüdür dedi.

Onu Sekar'a sokacağım. Sekar'ın ne olduğunu sen nereden bileceksin? Ne geride bir şey bırakır ne de vazgeçer. Derileri kavurup karartır. Üzerinde on dokuz görevli vardır.

Biz ateşin görevlilerini meleklerden başkası yapmadık. Onların sayısını da gerçeği yalanlayanlar için sadece bir sınav kıldık ki, kendilerine kitap verilenler kesin bilgiye ulaşsın, inananların inancı artsın. Kitap verilenler ve inananlar şüpheye düşmesin. Kalplerinde hastalık bulunanlar ve gerçeği yalanlayanlar da Allah bu örnekle ne demek istedi desinler. İşte Allah dileyeni böyle saptırır, dileyeni böyle doğru yola iletir. Rabbinin ordularını kendisinden başkası bilemez. Bu, insanlık için ancak bir hatırlatmadır.

Hayır, aya andolsun. Dönüp gittiğinde geceye andolsun. Ağardığında sabaha andolsun. O kesinlikle en büyük felaketlerden biridir. İnsanlık için bir uyarıdır. İçinizden öne geçmek veya geride kalmak isteyenler için.

Her insan kendi kazandıklarının karşılığında bir rehindir. Ancak sağın adamları, erdemli olanlar hariç. Onlar cennetlerdedirler ve birbirlerine sorarlar. O suçluların durumunu. Sizi bu ateşe sürükleyen nedir derler.

Suçlular derler ki, biz salatı ikame edenlerden değildik. Yoksulu doyurmuyorduk. Bâtıla dalanlarla birlikte biz de dalıyorduk. Ve hesap gününü yalanlıyorduk. Sonunda o kesin gerçek bize gelip çattı.

Artık şefaat edenlerin şefaati onlara bir fayda sağlamaz. Öyleyse onlara ne oluyor da bu öğütten yüz çeviriyorlar? Sanki onlar ürkmüş yaban eşekleri gibidirler. Aslandan kaçan. Hayır, onların her biri kendisine açılmış sayfalar verilmesini istiyor. Hayır, aslında onlar ahiretten korkmuyorlar.

Hayır, bu kesinlikle bir öğüttür. Dileyen ondan öğüt alır. Allah dilemedikçe onlar öğüt alamazlar. Kendisinden sakınılmaya layık olan da bağışlamaya yetkili olan da O'dur.
3. Rekat: Tebbet & Tekvir Sureleri
Tebbet Suresi:
Sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah'ın adıyla.
Ebu Leheb'in elleri kurusun, kurudu da. Malı ve kazandıkları ona hiçbir fayda sağlamadı. O alevli bir ateşe girecektir. Karısı da odun taşıyıcısı olarak. Boynunda bükülmüş liflerden bir ip ile.

Tekvir Suresi:
Sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah'ın adıyla.
Güneş dürüldüğü zaman. Yıldızlar kararıp döküldüğü zaman. Dağlar yürütüldüğü zaman. En değerli mallar terk edildiği zaman. Vahşi hayvanlar bir araya toplandığı zaman. Denizler kaynatıldığı zaman. Ruhlar eşleştirildiği zaman. Diri diri toprağa gömülen kız çocuğuna sorulduğu zaman. Hangi günahtan dolayı öldürüldü diye. Sayfalar açıldığı zaman. Gökyüzü sıyrılıp alındığı zaman. Cehennem alevlendirildiği zaman. Cennet yaklaştırıldığı zaman. Her insan ne hazırlayıp getirdiğini bilecektir.

Hayır, andolsun yörüngesinde akıp giden ve gizlenen yıldızlara. Kararmaya yüz tuttuğunda geceye. Ağarmaya başladığında sabaha. Kuşkusuz bu, çok değerli bir rasulün sözüdür. O, çok güçlüdür ve Arş'ın sahibi katında yüksek bir makam sahibidir. Orada kendisine itaat edilendir ve güvenilirdir.

Sizin arkadaşınız aklını yitirmiş biri değildir. Andolsun ki onu apaçık ufukta görmüştür. O, görünmeyen gerçekler hakkında bilgi esirgeyen biri değildir. Bu, kovulmuş bir şeytanın sözü de değildir.

Hal böyleyken siz nereye gidiyorsunuz? Bu, bütün alemler için bir öğütten ve hatırlatmadan başka bir şey değildir. İçinizden dosdoğru bir yol tutmak isteyenler için. Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
4. Rekat: A'la & Leyl Sureleri
A'la Suresi:
Sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah'ın adıyla.
Yüce Rabbinin adını yücelt. O ki yarattı ve bir düzen verdi. O ki bir ölçü belirledi ve yol gösterdi. O ki yeşil otlakları çıkardı. Sonra da onu kapkara kurumuş bir çöpe çevirdi.

Sana okutacağız ve sen unutmayacaksın. Allah'ın dilediği hariç. Kesinlikle O, açıkta olanı da gizli tutulanı da bilir. Seni en kolay olana yönelteceğiz. Öyleyse hatırlatıp öğüt ver, eğer öğüt fayda sağlarsa. İçi titreyerek saygı duyan öğüt alacaktır. En bedbaht olan ise ondan uzak duracaktır. O ki en büyük ateşe girecektir. Sonra orada ne ölecektir ne de yaşayacaktır.

Arınan kesinlikle kurtuluşa ermiştir. Rabbinin adını anıp salatı ikame eden. Fakat siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz. Oysa ahiret daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Şüphesiz bu gerçekler ilk sayfalarda da vardır. İbrahim'in ve Musa'nın sayfalarında.

Leyl Suresi:
Sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah'ın adıyla.
Karanlığı ile her şeyi örttüğü zaman geceye andolsun. Aydınlandığı zaman gündüze andolsun. Erkeği ve dişiyi yaratana andolsun. Kesinlikle sizin çabalarınız farklı farklıdır.

Kim bağışta bulunur ve sorumluluk bilinciyle sakınırsa. Ve en güzel olanı doğrularsa. Biz onu en kolay olana ulaştıracağız. Fakat kim cimrilik eder ve kendini her şeye yeterli görürse. Ve en güzel olanı yalanlarsa. Biz onu en zor olana sürükleyeceğiz. Düşüşe geçtiği zaman malı ona hiçbir fayda sağlamayacaktır.

Kesinlikle doğru yolu göstermek bize aittir. Şüphesiz ahiret de dünya da bizimdir. Sizi alev alev yanan bir ateşe karşı uyardım. Oraya ancak en bedbaht olan girecektir. O ki gerçeği yalanlamış ve sırt çevirmiştir.

En çok sakınan ise ondan uzak tutulacaktır. O ki malını vererek arınır. Onun yanında hiç kimsenin karşılık beklediği bir iyiliği yoktur. O sadece yüce Rabbinin hoşnutluğunu arar. Ve yakında kesinlikle hoşnut olacaktır.

3. İkindi Salatı (Asr) - 4 Rekat

1. Rekat: Fecr Suresi
Sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah'ın adıyla.

Tan yerine andolsun. On geceye andolsun. Çifte ve teke andolsun. Geçip gittiğinde geceye andolsun. Akıl sahibi biri için bunlarda tatmin edici bir yemin yok mudur?

Rabbinin Ad kavmine ne yaptığını görmedin mi? Yüksek sütunlu İrem'e. Ki şehirler içinde onun bir benzeri yaratılmamıştı. Vadide kayaları yontan Semud kavmine. Kazıklar sahibi Firavun'a.

Onlar o ülkelerde haddi aşmışlardı. Orada bozgunculuğu çoğaltmışlardı. Rabbin de onların üzerine azap kırbacını indirdi. Kesinlikle senin Rabbin her an gözetlemektedir.

İnsan böyledir, Rabbi onu sınayıp ikramda bulunduğunda ve nimet verdiğinde, Rabbim bana ikram etti der. Fakat onu sınayıp rızkını daralttığında, Rabbim beni aşağıladı der.

Hayır, aslında siz yetime ikram etmiyorsunuz. Yoksulu doyurmaya birbirinizi teşvik etmiyorsunuz. Mirası açgözlülükle yiyip bitiriyorsunuz. Malı sınır tanımaz bir sevgiyle seviyorsunuz.

Hayır, yeryüzü sarsılıp parça parça döküldüğü zaman. Rabbinin emri gelip melekler saf saf dizildiği zaman. O gün cehennem getirildiğinde. İşte o gün insan gerçeği hatırlar, fakat bu hatırlamanın ona ne faydası var? Keşke bu hayatım için önceden bir şeyler gönderseydim der. O gün O'nun edeceği azabı hiç kimse edemez. O'nun vuracağı bağı hiç kimse vuramaz.

Ey huzura ermiş can. Sen O'ndan hoşnut, O da senden hoşnut olarak Rabbine dön. İyi kullarımın arasına katıl. Ve cennetime gir.
2. Rekat: Duha & İnşirah Sureleri
Duha Suresi:
Sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah'ın adıyla.
Kuşluk vaktine andolsun. Karanlığı çöktüğünde geceye andolsun. Rabbin seni terk etmedi ve sana darılmadı. Kesinlikle ahiret senin için dünyadan daha hayırlıdır. Rabbin sana verecek ve sen hoşnut olacaksın. O seni yetim bulup barındırmadı mı? Seni yolunu kaybetmiş bulup doğruya iletmedi mi? Seni yoksul bulup zengin etmedi mi? Öyleyse yetimi sakın ezme. İsteyeni sakın azarlama. Ve Rabbinin nimetini durmaksızın anlat.

İnşirah Suresi:
Sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah'ın adıyla.
Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi? Ve üzerinden o ağır yükü kaldırmadık mı? Ki o senin sırtını eziyordu. Ve senin şanını yüceltmedik mi? Kesinlikle her zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Evet, kesinlikle her zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Öyleyse bir işi bitirdiğinde diğerine koyul. Ve yalnızca Rabbine yönel.
3. Rekat: Asr & Âdiyat Sureleri
Asr Suresi:
Sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah'ın adıyla.
Zamana andolsun. İnsan kesinlikle ziyandadır. Ancak inananlar, erdemli davranışlarda bulunanlar, birbirlerine gerçeği tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler hariç.

Âdiyat Suresi:
Sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah'ın adıyla.
Soluyarak koşanlara andolsun. Tırnaklarıyla kıvılcım saçanlara. Sabah erkenden baskın yapanlara. Tozu dumana katanlara. Böylece düşman topluluğunun ortasına dalanlara. İnsan kesinlikle Rabbine karşı çok nankördür. Ve kendisi de buna şahittir. Onun mal sevgisi gerçekten çok şiddetlidir. O bilmez mi kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığında. Ve göğüslerde olanlar ortaya döküldüğünde. O gün Rableri onlardan kesinlikle haberdardır.
4. Rekat: Kevser & Tekasür Sureleri
Kevser Suresi:
Sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah'ın adıyla.
Biz sana o tükenmez bereketi verdik. Öyleyse Rabbin için salatı ikame et ve kurban kes. Asıl soyu kesik olan sana kin besleyendir.

Tekasür Suresi:
Sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah'ın adıyla.
Daha çoğuna sahip olma tutkusu sizi oyaladı. Taa ki kabirleri ziyaret edene dek. Hayır, yakında bileceksiniz. Yine hayır, yakında bileceksiniz. Hayır, eğer kesin bir bilgiyle bilseydiniz. O cehennemi mutlaka göreceksiniz. Sonra onu kendi gözlerinizle kesin olarak göreceksiniz. Sonra o gün nimetlerden mutlaka hesaba çekileceksiniz.

4. Akşam Salatı (Magreb) - 3 Rekat

1. Rekat: Mâûn Suresi
Sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah'ın adıyla.

Hesap gününü yalanlayanı gördün mü? İşte o yetimi itip kakandır. Yoksulu doyurmaya teşvik etmeyendir. Yazıklar olsun o salatı ikame edenlere. Onlar ki ibadetlerinden gafildirler. Onlar ki gösteriş yaparlar. Ve en küçük bir yardıma bile engel olurlar.
2. Rekat: Kâfirûn & Fil Sureleri
Kâfirûn Suresi:
Sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah'ın adıyla.
De ki ey gerçeği inkar edenler. Ben sizin taptıklarınıza tapmam. Siz de benim taptığıma tapmazsınız. Ben sizin taptıklarınıza tapacak değilim. Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz. Sizin dininiz size, benim dinim banadır.

Fil Suresi:
Sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah'ın adıyla.
Rabbinin fil sahiplerine ne yaptığını görmedin mi? Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı? Üzerlerine sürü sürü kuşlar gönderdi. Onlara pişmiş çamurdan taşlar atıyorlardı. Sonunda onları yenilmiş ekin yapraklarına çevirdi.
3. Rekat: Felak, Nas & İhlas Sureleri
Felak Suresi:
Sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah'ın adıyla.
De ki sığınırım sabahın Rabbine. Yarattığı şeylerin kötülüğünden. Karanlığı çöktüğünde gecenin kötülüğünden. Düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden. Kıskandığı zaman kıskancın kötülüğünden.

Nas Suresi:
Sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah'ın adıyla.
De ki sığınırım insanların Rabbine. İnsanların yöneticisine. İnsanların ilahına. O sinsi fısıldayıcının kötülüğünden. Ki o insanların göğüslerine fısıldar. Cinlerden ve insanlardan.

İhlas Suresi:
Sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah'ın adıyla.
De ki O Allah tektir. Allah hiçbir şeye muhtaç değildir, her şey O'na muhtaçtır. O doğurmamıştır ve doğurulmamıştır. Hiçbir şey O'nun dengi değildir.

5. Yatsı Salatı (İsya) - 4 Rekat

Son sure olan Necm Suresi (62 Ayet) uzun olduğu için yatsı namazının 4 rekatına paylaştırılmıştır:

1. Rekat: Necm Suresi (1-18. Ayetler)
Sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah'ın adıyla.

Battığı zaman yıldıza andolsun. Arkadaşınız ne sapıttı ne de batıla inandı. O kendi arzusuna göre konuşmaz. O ancak kendisine vahyedilen bir vahiydir.

Onu çok güçlü biri öğretti. Üstün bir akla ve güce sahip olan. O en yüksek ufuktayken kendi asli suretiyle doğruldu. Sonra yaklaştı ve aşağıya doğru sarktı. İki yay aralığı kadar yahut daha da yakın oldu. Böylece O'nun kuluna vahyedeceğini vahyetti. Gözün gördüğünü kalp yalanlamadı.

Şimdi siz onun gördüğü şey hakkında onunla tartışıyor musunuz? Andolsun ki onu bir başka inişinde de görmüştü. Son nokta olan Sidre ağacının yanında. Ki onun yanında huzur ve barınma cenneti vardır. O zaman Sidre'yi kaplayan kaplıyordu. Gözü ne kaydı ne de sınırı aştı. Andolsun ki o, Rabbinin en büyük ayetlerinden bir kısmını gördü.
2. Rekat: Necm Suresi (19-32. Ayetler)
Gördünüz mü Lât ve Uzza'yı? Ve üçüncüleri olan diğer Menat'ı? Erkekler sizin de dişiler O'nun mu? Öyleyse bu çok adaletsiz bir paylaştırmadır. Bunlar sizin ve atalarınızın taktığı isimlerden başka bir şey değildir. Allah onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir. Onlar sadece zanna ve nefislerinin arzularına uyuyorlar. Oysa onlara Rablerinden doğru yolu gösteren rehber gelmiştir.

Yoksa insanın her arzu ettiği şey onun mu olacak? Ahiret de dünya da Allah'ındır.

Göklerde nice melekler vardır ki, onların şefaati hiçbir fayda sağlamaz. Ancak Allah'ın dilediği ve hoşnut olduğu kimseler için izin verdikten sonra müstesna.

Ahirete inanmayanlar meleklere dişi isimleri veriyorlar. Oysa onların bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece zanna uyuyorlar. Zan ise gerçeğin yerini asla tutmaz. Öyleyse bizim zikrimizden yüz çeviren ve dünya hayatından başkasını istemeyenlerden sen de yüz çevir. Onların ulaştıkları bilgi seviyesi işte budur. Senin Rabbin kendi yolundan sapanı en iyi bilendir. O, doğru yola gireni de en iyi bilendir.

Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. Kötülük yapanları yaptıklarına karşılık cezalandıracak, iyilik yapanları da en güzeliyle ödüllendirecektir. Onlar ki ufak tefek kusurlar hariç büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınırlar. Kesinlikle senin Rabbinin bağışlaması çok geniştir. O sizi topraktan yarattığında ve siz annelerinizin karınlarında cenin halindeyteyken de sizi en iyi bilendi. Öyleyse kendinizi temize çıkarmayın. O sorumluluk bilinciyle sakınanı en iyi bilendir.
3. Rekat: Necm Suresi (33-54. Ayetler)
Gördün mü o yüz çevireni? Azıcık verip sonra büsbütün cimrileşeni. Görünmeyenin bilgisi onun yanında da o mu görüyor? Yoksa Musa'nın sayfalarında olanlar ona bildirilmedi mi? Ve sözünü tam yerine getiren İbrahim'in sayfalarındakiler?

Gerçek şu ki, hiçbir günahkar başkasının günah yükünü taşımaz. İnsan için ancak kendi çabası vardır. Ve onun çabası yakında kesinlikle görülecektir. Sonra ona karşılığı eksiksiz verilecektir.

Kesinlikle en son varış Rabbinedir. Güldüren de ağlatan da O'dur. Öldüren de dirilten de O'dur. Atılan meniden erkeği ve dişiyi iki eş olarak yaratan O'dur. Tekrar diriltmek de O'na aittir. Zengin eden de muhtaç olmaktan kurtaran da O'dur. Şira yıldızının Rabbi de O'dur.

Önceki Ad kavmini helak eden de O'dur. Ve Semud'u da bırakmadı. Daha önce Nuh kavmini de. Çünkü onlar çok daha zalim ve çok daha azgındılar. Alt üst olan şehirleri de O devirdi. Böylece onları kaplayan kapladı.
4. Rekat: Necm Suresi (55-62. Ayetler)
Şimdi Rabbinin hangi nimetlerinden şüphe ediyorsun?

Bu da önceki uyarıcılar gibi bir uyarıcıdır. Yaklaşmakta olan iyice yaklaştı. Onu Allah'tan başka açığa çıkaracak yoktur.

Şimdi siz bu söze mi şaşıyorsunuz? Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz. Ve siz gaflet içinde oyalanıp duruyorsunuz.

Artık Allah'a secde edin ve yalnızca O'na kulluk yapın.

Comments

Popular posts from this blog

NS Cuz 3- Beş Vakit Salât

NS Cuz 2- Beş Vakit Salât